2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü



Merhaba! Ben İrem, özel eğitim öğretmeniyim ve öğrencilerim her gün bana başka bir şey öğretiyorlar, her gün beni başka bir dünyanın içine götürüyorlar ve her gün bana başka pencereler gösteriyorlar. Bende elimden geldiğince size bu farklı ve mükemmel dünyayı anlatmaya çalışacağım. Dileğim şu ki; sizde görün, siz de fark edin ve hep beraber bir farkındalık oluşturalım. Farkındalık oluşturmak amacı ile özel bireyler için oluşturulan bazı günler var bunlar kısaca 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü gibi… Bugün de 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü! Hadi gelin hep birlikte fark edelim!


Öncelikle kısaca özel eğitime ihtiyaç duyan bireyi ve günün anlam ve önemi olan otizmden bahsetmek istiyorum...


Özel eğitime gereksinim duyan bireyler engelli ve ayrıcalıklı olmak üzere ikiye ayrılır. Engelli grubunda; zihinsel, işitsel, görme ve bedensel engeller, süreğen hastalıklar, uyum bozuklukları ve konuşma engeli gelir. Ayrıcalıklı olan grupta ise üstün zekalı ve üstün yetenekliler yer alır. Fakat tabii ki özel eğitime gereksinim duyan bireyler bunlarla sınırlı değildir. Bu durumda kısaca diyebiliriz ki; bireyin yaşamında onu engelleyecek unsurlar bulunduğu takdirde biz bireyi ‘’engelli’’ grubunda inceliyoruz. Bu durum gösteriyor ki; engelli demek argo bir kelime değildir ve amacı dışında kullanılmamalıdır. Maalesef ki bu konuda toplumumuzda oluşan yanlış veya eksik bilgiler var. Edindiğimiz doğru ve yerinde bilgiler ile toplumumuzdaki bazı tabuları yıkarak ve empati yeteneğimiz ile bu durumun üstünden gelebileceğimize inanıyorum.

Yaygın Gelişimsel Bozukluk Nedir?

Sosyalleşme ve iletişim gibi çoklu temel fonksiyonların gelişmesinde çeşitli sorunları kapsayan beş temel bozukluğu içeren psikiyatrik bir tanı grubudur. Bu grupta yer alan bozuklukların en çok bilineni otizmdir. Diğerleri ise rett sendromu, dezintegratif bozukluk, asperger sendormu ve atipik otizmdir.


Kısaca Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?

Doğuştan meydana gelen, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilen nörobiyolojik bir bozukluktur.

Çevre ile etkileşimde bulunmayı engelleyen ve kişinin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm genellikle 2/3 yaş itibari ile veya sonrasında ortaya çıkar ve bireylerin sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkilemektedir.


Kısaca Belirtiler Nelerdir?

Göz teması kuramama, ismi söylendiğinde bakmama, dönen nesnelere karşı aşırı ilgi duyma (çamaşır makinesi gibi), sallanmak ve parmak uçlarında durmak/yürümek gibi hareketlere sahip olmak, yaşıtlarının oyunlarına ilgi duymamak, işaret parmağını kullanarak istediği şeyi göstermemek, takıntılı davranışlar sergilemek, konuşmada gerilik gibi…


Otizmde Tanı Nasıl Koyulur?

Çocuğunuzda veya çevrenizde gözlemlediğiniz bireylerde yukarıda yer alan belirtilerin biri veya daha fazlası varsa, endişelenmenize gerek yok fakat yerinde tanı ve teşhis için öncelikle üniversitelerin veya hastanelerin nöroloji, pskiyatri ve psikoloji bölümlerine başvurunuz. Her bu belirtilerden birini/birkaçını gösteren birey de engel vardır diyemeyiz fakat ilgili birimlere başvurup tedbirli olmak gerekir. Öncelikli olarak bireyin gösterdiği belirtiler gözlenmeli, ilgi ve ihtiyaçları da göz önünde tutulmalıdır. Bireyin ailesinin ve içinde bulunduğu çevrenin tutumu bu konuda bireyi büyük ölçüde etkilemektedir. Bazı durumlarda aileleri veya çevresi bu bireyleri farklı, yaramaz, anlaşılmaz vb. görür ama bir sorunu olduğunu kabullenmek istemezler. Bu durum bireyde ciddi sorunlara yol açabilir. İlgili birimler tanı koyduklarında kabul edip bir an önce tedavi, rehabilitasyon ve bireysel eğitime başlamak gerekir. Unutmayın ki erken tanı hayat kurtarır! Sorunlar erken tanı ve beraberinde gelen eğitim ile çözülebilir ve bireyin yaşamını kolaylaştırır. Birey öğrenmesi gerekenleri bireysel eğitim programı ile öğrenir, belki biraz ilaç desteği de alabilir. Bu konuda uzmanlara başvurulması en sağlıklısıdır. Şunu kesinlikle belirtmek isterim ki engelli birey birçok şeyi başarabilir bu konuda ihtiyacı olan şey erken tanı ve teşhistir. Bunun yanında sevgimiz, azmimiz, ilgimiz ve engellilere olan saygımız da çok büyük önem taşır.


Konuya girerken de belirttiğim gibi özel eğitim, engel, engelli gibi başlıklar maalesef yeterince bilinmiyor fakat günümüzde özel eğitime gereksinim duyan bireyler, yaygın gelişimsel bozukluklar ve özellikle de otizmin görülme sıklığındaki artışa bakarsak bu konularda hem kendimiz için hem de çevremizdeki bireyler için bilgilenmekte yarar bulunmakta. Toplumumuzda bu belirtileri gösteren fakat doğru tanı ve teşhis konulamadığı için ve hatta çıkacak sonuçlar konusunda oluşan korkular sebebiyle bu durumu bastırmaya çalışma durumu mevcut. Bu durum bireyde bir engel oluşturuyor bu doğru fakat biz doğru teşhis ve tanı yolunda gitmezsek, durum daha ağır engellere dönüşür ve engelli bireyler için her şey daha zor bir hale gelir.


Unutmayınız ki yaşamımızı kolaylaştıran, devrimler yapan ve çığır açan birçok insan özel insandı yani onlar da normal değildi. Bu, iletmeye çalıştığımız durumun en basit örneğidir. Her şey mümkündür, imkan verilsin yeter. Leonardo da Vinci, Pablo Picasso, Agatha Christie, Harrison Ford, Tom Cruise, John Lennon Mozart, Muhammad Ali, Albert Einstein, Carl Lewis ve bilmediklerimiz…


Otizm de yaygın gelişimsel bozukluklar yaşayan bireyler de HASTA veya HASTALIKLI veya ÖZÜRLÜ değildir sadece farklı bakış açıları ve devrimsel düşünceleri var. Hayal güçleri bizden çok daha fazlası… Sayılmaya, sevilmeye, değer görmeye, dinlenmeye, konuşmalarına izin verilmesine çok ihtiyaçları var. Bizim birbirimize çok ihtiyacımız var! Farklılıkları ötekileştirmeyelim, bizim onlardan ve onların bizden öğrenebileceği çok şey var. Bunu da unutmayalım…


Küçük bir not: Bugün Dünya Otizm Farkındalık Günü ve otizmin rengi mavi. Neden bugün hep birlikte mavi renkli kıyafetlerimizi giyip küçük bir dayanışma yapmıyoruz?


Teşekkürler…

İrem Çömez

Kaynakçam : Tohum Otizm Vakfı, http://www.taniozelegitim.com.tr , https://www.otizmvakfi.org.tr